OBAMA Bizi Onurlandırmak İçin mi geldi? Yoksa Ortadoğu ile ilgili Türkiye ayağındaki planların son noktasını koymak için mi geldi?
OBAMA, sanıldığı ve anlatılan gibi 01 Mart 2003 teskeresinden sonra bozulan ilişkileri düzeltmek için gelmedi. Geliş nedeni Orta doğuda ki böl parçala yönet politikasının son ayağı olan Ermenistan’a son noktayı koymaya geldi. Bu arada ufak tefek işleri de dikte ettirmeye geldi tabii ki.
Mesela pkk ya af!
Mesela ekümenik konusu!
Mesela Kürtler konusu!
ABD başkanı OBAMA, “Türkiye Büyük Millet Meclisi” çatısı altında 4 temel istekte bulunmuş!!!!!!!
- Heybeliada’ da ki ruhban okulunun açmamız emredilmiş!
- Ermenistan sınırını açmamız emredilmiş! (14. madde)
- Ermeni meselesi ve soykırım iddiaları konusunda tarihimizle yüzleşecekmişiz! (14. Madde)
- Türkiye’de Kürtlerin eğitim ve diğer imkânlarının sağlanmasını reca(!) etmiş!
Olaylar hızla gelişimini gösterirken, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) eş başkanlığının anlamı ve Eski Dışişleri bakanı şimdiki Cumhurbaşkanı Gül’ün Colin Powel ile yapmış olduğu anlaşma daha da “anlam” kazanmaya başladı.
BOP bilindiği üzere kabaca ABD’ nin Ortadoğu’daki yayılmacılığı, ülkelerin sınırlarının değişimi ve hâkimiyeti anlamına geliyor. Bunun gerçekleşebilmesi için son zamanlarda palazlanan Rusya’nın önünü kesmek ve Kafkaslarda, Ruslarla Gürcüler arasında ABD denetiminde ki yapay sürtüşmeden sonra iyice Kafkaslara yerleşen ABD’nin diğer emeli de Ermeniler aracılığı ile hem Çin’e doğru yayılması hem de Rusya’yı dize getirmesi söz konusudur.
Yenidünya düzeni bu olsa gerek!
BOP kapsamında O dönemin Dışişleri bakanı Gül’ün imzalamış olduğu anlaşma oldukça önem kazanmaktadır ve bugün artık o anlaşma metinlerinde ki maddelerin tamamına yakını gerçekleşmiş görünmektedir.
Anımsayınız lütfen, O dönemde 2003 yılında Dışişleri bakanı konumunda ki Gül, ABD’nin dışişleri bakanı Colin Powel ile gizli anlaşmayı imzaladığında deşifre edilince “her şeyi açıklayamam” diye beyanat vermişti.
Her şeyi açıklayamam dediği gizli anlaşma metinleri deşifre olmuş ve kendisi de bu metni inkâr etmemişti.
Neydi bu gizli anlaşma metinlerinde ki maddeler?
- Irak’ın kuzeyinde bulunan bütün Türk birlikleri çekilecek. ( Çekildik!)
- Türk ordusu sınır ötesi harekâtlarda bulunmayacak. (Bulunmadı!)
- PKK/KADEK’e karşı askeri harekâtlar için, ABD askeri makamlarından izin alınacak. (İzinsiz wc ye bile gidilmedi!)
- Eğer TSK, ABD’den izinsiz harekât yapacak olursa, ABD “Kürt halkına karşı soykırım uygulandığı” uyarısında bulunabilecek
- Türkiye, ABD’nin Ortadoğu ülkelerine karşı uygulayacağı askeri harekâtlarda üs ve taşıma kolaylıkları sağlayacak (Irak’a girerken vermedik ama, çıkarken destek isteniyor!)
- Türk ordusunun asker sayısı indirilecek. (Eli kulağındadır Bir yasaya bakıyor!)
- Irak’ın kuzeyindeki ’Kürdistan’ tanınacak. (Cumhurumuz resmi ağız olarak tanımadı mı?)
- Abdullah Öcalan ve diğer PKK’lılara af çıkarılacak. (Eli kulağındadır Az bekleyelim!)
- Etnik grupların yasal siyasete katılmaları önündeki bütün yasal kısıtlamalar ve engeller kaldırılacak.(Lozan hiçe sayılıyor!)
- Türkiye’deki Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı şehir ve kasabaların belediyelerinin özerkleşmesi süreci kararlı olarak yürütülecek. ( Başlandı bitti bile!)
- Türkiye federasyona dönüşecek. ( Çok az kaldı!)
- KKTC’de Rauf Denktaş devre dışı bırakılacak, Annan Planı bazı küçük değişikliklerle hayata geçirilecek. (Geçti!)
- Ege kıta sahanlığı konusunda Türkiye, Yunan doktrinine daha esnek davranacak.( Henüz eyleme geçilmedi ama pusudalar!)
- Türkiye’nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirilecek ve iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehinde düzenlemeler yapılacak.( Obama neden geldi sanıyoruz ki?)
Türkiye, 4 yıl içinde uygulanacak planla, üniter devlet yapısını terk edip federasyona geçecek.
Federasyonun alt yapıları yasaların kabulüyle zaten yerleşmiş durumdadır. Yerel yönetimlere oldukça fazla yetki veren Yerel Yönetim Yasası, Bölge mahkemelerinin kurulması gibi birçok yasalarda değişikliğe gidilerek federasyonun alt yapısı çoktan hazırlanmıştır. Anımsayınız genellikle ne hikmetse uçaklarda ya da dış ülkeler de ki ziyaretlerde yurt için çok önemli kararlar birden bire pat diye açıklanıvermiştir. İşte Irak’ın Kuzeyinde kurulan Kürt yönetimi de geçtiğimiz günler de birden bire Cumhurbaşkanı tarafından yine nasıl bir tesadüf ise(!) uçakta açıklanıverdi ve KÜRDİSTAN diye telaffuz ediliverdi. Resmi ağızdan Kürdistan’ı ilk tanımadır bu. Gizli anlaşmada ki, 7. Maddenin resmen kabulüdür bu!
Af yasası ile bağlantılı olarak, hapiste veya dağdaki PKK’lılara siyaset hakkı tanınacak.
Lütfen gizli anlaşma metininde ki 8. Maddeye bakalım hep beraber: Bebek katili Aponun serbestliği ve pkk lıların af kapsamında siyasete girebilirliği. Zaten hapishanede iken ve hakkında kesin hüküm bulunan bir DTP milletvekili Mecliste değil midir? Apo ya af diyerek son zamanlarda DTP iyice salyalarını akıtarak taarruza geçmektedir. Bunlar boşuna olaylar değildir. Hele ki münferit olaylar hiç değildir. Bir planın adım adım uygulanmasıdır. Merak etmeyelim bebe katili apo yakında siyasete gidecektir!
Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı belediyeler özerkleştirilecek.
9. ve 10. Madde de ne diyor? Sivil anayasa hikâyeleri ile etnik olarak bölünme diyor açıkça! Bu ne demektir? Ne demektir yazalım. LOZAN ANLAŞMASI' NIN yok sayılmaktadır. AB ye uyum kriterleri adı altında çıkartılan yasalara bakıldığında Kürtlerin azınlıktan sayılmalarına çalışılmaktadır Bu da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ nin üniter Devlet yapısının yok edilmesi parçalanması ve bölünmesi anlamındadır! Türkiye Cumhuriyeti etnik olarak ve “ ılımlı İslam’ la” dini ayrıştırmalarla etnik/ dini bölünmeler yaşayacak demektir. En yakın örneklerden Yugoslavya etnik ve dini bölünme yaşamadı mı?
Irak’ın kuzeyinde kurulan ‘devlet’ ilan edildikten sonra Türkiye tarafından da resmen tanınacak.
Cumhurbaşkanı zaten resmen tanıdı ve ilk adım atıldı ve Kürdistan demedi mi? Bu resmi ağızlardan ilk tanınmadır!
Kıbrıs’ta Rauf Denktaş devre dışı bırakılacak, “Annan Planı” hayata geçirilecek. 12. Madde zaten yaşama geçirilmiş durumdadır.
Kıta sahanlığında esnek davranılacak, ’it dalaşı’ sorunu Yunanistan rahatsız edilmeden çözülecek.
13.maddeye baktığımızda henüz bir uygulamanın olmadığını görüyoruz. Ege kıta sahanlığında ki 12 mil olayına izin verildiği zaman artık Marmara’dan Egeden Akdeniz’e gemilerin gitmesi ve Ege kıta sahanlığında uçaklarımızın uçası hayal olacaktır. 12 mil olayı demek İzmir Çeşme’de denize girerken Yunanlılardan İZİN alınacak demektir. Henüz eylem aşamasında değiller, ama pusuya yatmış beklemedeler!
Ermenistan ile ilişkiler iyileştirilecek, sınır ticaretinde Ermeniler lehinde düzenlemeler yapılacak.
Obama’nın ziyaret etme nedenlerinin temelinde BOP kapsamında imzalan bu gizli anlaşma metinleri içindir. Özellikle de 14. Madde ve bugünlerde sıkça konuşulan Ermenistan sınır kapısının açılımı ve sınır ticaretinin gelişimi, ayrıca 5. Maddede ki Ortadoğu ülkelerine yapılacak harekâtlar ve Irak’tan çıkışlarda üs ve geçiş güzergâhlarının kolaylıkla temini gibi nedenleri kapsadığını düşünmekteyim.
ABD’nin Rusya’ ya en yakın olan Ermenistan’ı arka bahçesi yapmak ve arka bahçesine girmek için Kafkasların ABD tarafından işgali demektir. Daha bir kaç gün önce gazetelere düşen haberlere bakıldığında 16 Nisanda anlaşma imzalanacağına dair öngörüler vardı…
Görüyoruz ki az bu planın uygulamasına az kaldı.
Bunlar Türkiye için oldukça ciddi tehlikeli sonuçlar doğurabilecek olan açılımlardır ve bu açılımlara onay veren Türk hükümetleri, Türk siyasetçileri bu vebalin altından kalkamayacaklardır!
"Muhterem milletime şunu tavsiye ederim ki, sinesinde yetişerek başının üstüne kadar çıkaracağı adamların kanındaki, vicdanındaki öz cevheri, çok iyi incelemek dikkatinden, bir an vazgeçmesin!"
Mustafa Kemâl ATATÜRK, 1925
Saygılar.
83'den sonra bakın bakalım bu kesimler en çok oyu hangi partilere vermişler? ANAP'a,DYP'ye, ve şimdide AKP'ye. Bu partilerin hepside AB politikalarını destekliyor. Yani toplum öyle sizin söylediğiniz gibi AB politikalarına karşı değil, Amerikan politikalarına karşı değil. Eğer karşı olsa bu partilere oyunu vermezdi. Şu gerçeği saplamamız lazım siz evet belki günde bir tas çorba ve yarım ekmek yemeğe, bisiklette,at arabasıyla yada yürüyerek bir yerlere gitmeye hazır olabilirsiniz, gaz lambasıyla oturmaya hazır olabilirsiniz, olağanüstü koşullarda yaşamaya hazır olabilirsiniz bunun için tam bağımsızlık için bunu göze alabilirsiniz ama sizin gibi bunu göze alabilen insan sayısı bugün çok az bu gerçeği görmeniz lazım. İnsanlar evinin kapısını kapatıp kim ne yaparsa yapsın bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın, ABD'ye kafa tutupta problem yaşamayalım havasında. Bir kre şu anda ki halkın pozisyonu bu. Bu gerçeği saplamanız lazım. Ülke zaten fiilen teslim olmuş durumda, ne silah üretebiliyoruz nede top tüfek. eh tarımı da bitirdiler tarımda da dışa bağımlı olduk yani tam müstemleke olmuş durumdayız. Türkiye Menderes'den beri ABD'nin müstemlekesi olmuştur.
muhlise hanım, siz bir idealden söz etmişsiniz. Arkadaşların diğer yorumlarını da okudum ama sizin söyledikleriniz sadece bir ideal. Ama herkes sizin gibi idealist değil. Mesele burada umutları yitirmek teslim olmak filan değil şu anda ülkede var olan mevcut gerçeği ortaya koymak lazım. Son 26 yıldır yani 1983 yılından beri sürdürülen liberal ve serbest piyasa politikalarıyla Türk toplumu dışa bağımlı bir hale getirildi. O yıllardan süre gelen politikalardan bu yana Türk toplumu gönlünüzde istemeseniz dahi paraya yenik düşmüştür. Artık idealist insanlar kalmamıştır kalsada bu insanlar azınlıktadır. 83'den önce hatır vardı, hatır için insanlar iş yapardı bugün hatır filan kalktı. Artık kimse hatır için birşey yapmıyor. Yapsa da her 100 hatırdan ancak 10'u yapılıyor. İnsanlar artık rahat bir yaşama alıştılar daha doğrusu alıştırıldılar, sizin egemenlik, tam bağımsızlık mücadele isteğiniz ideal olandır ancak bunun için şu anda bu toplumun sosyolojik yapısıyla insan toplayamazsınız. Nitekim bakınız tam bağımsızlıktan, egemenlikten söz eden partilerin aldıkları oy oranlarına bunu görürsünüz. Türkiye'nin işçileri ve yoksulları bile gidip işçi partisine oy vermiyor, gidip en liberal partilere oyunu veriyor.
Eğer Türkiye'de halk günde yarım ekmek ve bir tas çorba içmeye hazırsa, eğer Türkiyede insanlar benzin ve mazot bulamayacağı için araba kullanmamaya razıysa, eğer ülkede halk elektrik olmayacağı için interneti kullanmamaya razıysa, şebekeleri bozuk ve çalıştırılmayacağı için cep telefonu kullanmamaya razıysa, elektrik olmayacağı için televizyon seyretmemeye razıysa, sadece günün belirli saatlerinde oda birkaç saat yayın yapacak olan radyo dinlemeye razıysa, gideceği her yere bisiklette, at arabası ile yada yürüyerek gitmeye razıysa, doğalgaz olamayacağı için sobayla ısınmaya razıysa, gaz lambasıyla oturmaya razıysa, kısaca olağanüstü şartlarda yaşamaya razıysa o zaman bu halk yeniden tam bagımsızlık için mücadele vermeye hazırdır demektir. ABD'ye karşı öyle tam bağımsızlık mücadele vermek kolay bir iş değil, lafla tam bağımsızlık mücadelesi olmaz, eğer bir toplumda insanlar birşey isterken o istedikleri şeyin karşısında bellki de bir nesil kendisini feda etmeye hazırsa ancak öyle bağımsızlık mücadelesi olur. Kurtuluş Savaşındaki memleket insanının karekteri, yaşam tarzıyla şimdiki insanımızın karekteri, yaşam tarzı bir ve aynı değil. Bir kere bu gerçeği görmemiz lazım, Obama bile 25 Türk genci karşısında ne diyor Türk-Amerikan ilişkilerini güçlendirmek için ROBERT KOLEJİ'ni kurduk. diyor. Varmısınız Amerikan okullarını da kapatmaya. Hangi siyasi kişilik bunu yapmayı göze alabilir. Pekosbill gerçekçi konuşuyor bazı şeyleri masaya adam gibi yatırım bazı bedelleri açıkca konuşmak lazım, son olarak bırakın öyle demokrasi lafları süslü laflarla karın doymaz, Kurtuluş Savaşında ATATÜRK lider olmasa idi o mücadelede yapılamazdı buda demek olur ki lidersiz hiçbir eylem başarılı olamaz.
Bu ufak parti liderleri neden bir araya gelmiyorlar, daha yerel seçimlere bile partisini sokamayan kurduğu parti tabeledan öteye gitmeyen Sadettin Tantan'ın mı peşinden gideceğiz? kurduğu parti tabela partisi olan Osman Pamukoğlu'nun mu peşinden gideceğiz?
Bu insanlar madem bağımsızlık diyor madem BOP'a karşı çıkıyor, ABD politikalarına karşılar o zaman neden birleşip bir ittifak yapıp büyük bir güç oluşturmuyorlar? Bence bunlarda ABD'nin piyonları böyle ayrı ayrı kalarak ülkedeki bölünmeyi sağlayan aktörler bunlarda, eğer gerçekten memleketi düşünüyorlarsa kişisel egolarını bir kenara bırakıp memleket için ittifak yaparlar. Bugün AKP iktidarda yarın MKP iktidar olur ABD kimi isterse o iktidar olur halkta zanneder ki ben seçiyorum. halk ne zaman ki figüran osman olduğunu anlar, halk ne zaman ki ayaklanır ve birlik olur ancak o zaman ülkede çok şeyler değişir. Yoksa böyle gelmiş böyle gider aynen ABD'nin sömürgesi olmaya devam ederiz.
Allahaşkına edebi lafları etmeyi bırakın bana peşinden gideceğimiz bir lider söyleyin, bu işler öyle lidersiz olmaz, ülkede ABD'ye kafa tutacak lider yok lider. Hapiste kendisine bile bir hayrı olmayan Doğu Perinçek'in mi peşinden gideceğiz? karısını aldatan, daha uçkuruna bile sahip olamayan şehvet düşkünü Yaşar Nuri Öztürk'ün peşinden gideceğiz? hapiste kendisini bile koruyamayan Tuncay Özkan'ın peşinden gideceğiz? tabela partisi dışında başka hiçbir işlevi olmayan bir parti lideri olan Haydar Baş'ın mı peşinden gideceğiz? herşeyini kaybetmiş, daha kendi malını bile koruyaman cıbıldak ortada kalmış olan tatlı su milliyetçisi olan sosyetik parti lideri Cem Uzan'ın mı peşinden gideceğiz? nerde hani ülkede peşinden gideceğimiz lider? bu işler öyle lidersiz olmaz. ülkede lider yok lider, halk sahipsiz kalmış, devlet sahipsiz kalmış ölmüşüz de haberimiz yok be.
Kürt kökenli vatandaşlarımızı sizin gibilerden temizlemek gerekiyor.
Bölge insanının arasından ayıklandığınızda insanlar rahat bir hayat yaşamaya başlayacaklar.
Siz ve sizin gibilerin şimdiye kadar birilerinin dürtmesiyle birşeyler yapamamanızın en büyük sebebi o bölgedeki Kürt kökenli vatandaşlarımızın vatan sevgisini içlerinden koparıp alamamanızdır.
Ülkemizin her köşesinden vatani görevi gereği bölgede bulunan mehmetçik kadar bölge insanlarından oluşan köy korucuları "Ne Mutlu Türküm Diyene" diyerek vatanımıza sahip çıkmakta, sizin gibilerin amaçlarını gerçekleştiremeyeceğini ispatlamaktadır.
Ayrıca kimse ülkemizin kolay kolay tozunu atamaz.
Bunlar Türk Silahlı Kuvvetleri'ni hesapta rencide etmeye çalışan ağızların ürünüdür.
ABD kuklası çapulcular, resmen fesh edildiğinizde göreceğiz sizi.
sen ne halkından bahsediyorsun kardeşim?
"canınızdan-malınızdan olmak istemiyorsanız dtpye oy verin" diyerek vatandaşı tehtid et,
sonrada halk ne istiyorsa o olur de.
Ah Kazım KARABEKİR Paşa ahh.....
Konuşacağım, yazdıklarımı kendini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak gören Kürt kökenli vatandaşlarımız yanlış anlayacak.O yüzden susuyorum.
halk ne derse o olur. Eğer Güneydoğu Anadolu'da Kürt halkı özerk bir federasyon çatısı altında yaşamak istiyorsa elbette yaşayacaklar bundan daha doğal ne olabilir? Üniter devlet yapısı artık eskidi, Türkiye federal bir yapıyla elinde sonunda yönetilecek, 20 yıla kalmaz bu iş çözülür, Bu saatten sonra ne yapacaksınız? ABD'ye savaş mı açacaksınız? eğer BOP'u Türkiye kabul etmezse karşı çıkarsa işin sonu buraya gider. Peki neyinize güverek ABD'ye kafa tutup savaşacaksınız? hangi teknoloji ile, hangi silah ile, hangi insan malzemesi ile. İstesenizde istemesenizde artık gerçeklerle yüzleşme zamanıdır Türkiye fiilen ABD'nin müstemlekesi olmuştur acı ama gerçek bu. Her yönüyle her konuda ABD'nin sömürgesidir Türkiye. Halk da, devleti yönetenlerde bunu kabul etmişlerdir kabul etmeyen sadece bir grup azınlıktır. İşin gerçeği bu. ABD istese bir gecede Türkiye'nin tozunu atar ne ekonomi kalır ne devlet kalır nede halk diye birşey kalır. Gerçeği görün artık, kime kafa tuttuğunuz farkında bile değilsiniz hayal aleminde yaşıyorsunuz Türkiye artık bitmiş kardeşim boş yırtınmayın.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Zemin kayıyor. Kesin söz veriyorum, bu Başbakan’ı götüreceğim. Gidecek bu. Tüyü bitmemiş y... 
